Tarh Zamanaşımı

Okumakta olduğunuz yazı ile ilgili bir davanız varsa, bu konuda uzman bir avukatın profesyonel yardımından faydalanmanızı şiddetle tavsiye ederiz. Bizimle iletişime geçmek veya avukatımız bilgi almak için onur@cbthukuk.net adresine mail atabilir veya 0532 663 86 93 numaralı telefonumuzdan bize ulaşabilirsiniz.

Tarh Zamanaşımı

Vergi Usul Kanunu’nun 114. maddesine göre, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğramaktadır. Hesap dönemi takvim yılı olanlarda vergi alacağının doğduğu takvim yılını izleyen yılın başından itibaren beş yıl geçmesi halinde ilgili alacak zamanaşımına uğramaktadır. Ancak özel hesap döneminin kullanıldığı durumlarda, bu hesap döneminin kapandığı yılı izleyen yılın başından itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğramaktadır. Zira, VUK 174. maddede belirtildiği üzere, özel hesap dönemi tayin edilenlerin ticari ve zirai kazançları, hesap dönemlerinin kapandığı takvim yılının kazancı sayılmaktadır.

Kanunda belirtilen zamanaşımı süresinin geçmesi ile, Vergi İdaresinin vergi alacağını tarh etme yetkisi ortadan kalkmaktadır. Bu nedenle, belirtilen nitelikteki zamanaşımına tarh zamanaşımı adı verilmektedir. Verginin tarhı, VUK’un 20. maddesinde “vergi alacağının kanunlarında gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak bu alacağı miktar itibariyle tespit eden idari muamele” olarak tanımlanmaktadır. Dolayısıyla verginin tarhı, vergiyi doğuran olayı göz önünde tutarak vergi alacağını matrah ve vergi oranlarını uygulayarak saptayan bireysel nitelikte icrai bir işlemdir. Sonuç itibariyle tarh zamanaşımı, Vergi İdaresinin vergilendirme ile ilk idari işlemini yapıp vergilendirme sürecini başlatabilmesi imkanını ortadan kaldırmaktadır. Diğer bir ifadeyle, zamanaşımı süresinin dolmasıyla alacaklı vergi dairesi, ilgili dönem vergisini mükellefine tarh ve tebliğ etme yetkisinden yoksun kalmaktadır. Bu amaçla hesapları üzerinde vergi incelemesi de yapamamaktadır. Zira, VUK’un 138. maddesinde “inceleme, neticesi alınmamış hesap dönemi de dahil olmak üzere, tarh zamanaşımı süresi sonuna kadar her zaman yapılabilir” denilmektedir.

Bu itibarla tarh zamanaşımı, verginin tahsil edilebilir niteliğe sahip kamu alacağı haline dönüşmesini engellemektedir. Böylece, zamanaşımına uğramış olan, belirli tutardaki kesinleşmiş yada tahakkuk etmiş nitelikte vergi alacağı değil, muhtemel vergi alacağı olma potansiyelidir. Zamanaşımı bu potansiyelin vergi alacağına dönüşmesini engellediğinden, tarh zamanaşımına uğrayan verginin tahakkuku da hiçbir zaman gerçekleşmeyecektir.

Vergi Usul Kanunu zamanaşımını, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yıl başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve tebliğ edilmemesi olarak tanımlamıştır. Ancak, bu zamanaşımından söz edebilmek için tarhın yapılması yeterli değildir. Ayrıca, söz konusu beş yıllık süre içinde tebliğin de gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bazı yazarlar tarh zamanaşımı deyimi yerine tahakkuk zamanaşımı deyimini kullanmaktadırlar.[8] Ancak, bu deyimin belirsizlik yarattığı öne sürülmektedir. Şöyle ki, Vergi Usul Kanunu madde 22’de tahakkuk “tarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken safhaya gelmesi” olarak tanımlanmaktadır. Böylece, “tahakkuk” tarh ve tebliğden başka, ödenebilir hale gelmeyi de içermektedir. Bu yönüyle, yükümlüler, beyan ettikleri matrahlar üzerinden tarh edilenler hariç olmak üzere, re’sen, ikmalen ya da idarece tarh edilen vergilere karşı vergi mahkemelerinde dava açabilecekleri göz önüne alındığında, tahakkuk, tarh ve tebliğ edilen bir vergi için 30 günlük dava açma süresinin dava açmadan geçirilmiş olması ya da dava açıldıktan sonra mahkemece davanın reddedilmiş ve bu durumun yükümlüye bildirilmiş olmasına bağlıdır. Sonuç olarak, tahakkuk işleminin tamamlanması, verginin ödenebilir hale gelmesidir ki, bu süreç tarh ve tebliğden daha uzun bir süreçtir. Esas olan, zamanaşımı süresi içinde tarh ve tebliğin tamamlanmış olmasıdır; verginin tahakkuku aranmamaktadır.

Vergilendirme zamanaşımı deyimi ise vergilendirme sürecinin aşamalarından kopuk genel bir kavram niteliğinde olması nedeniyle hukuki sonucun bağlandığı aşamayı göz ardı etmekte ve vergilendirme sürecinin içindeki iki işleme yönelik zamanaşımından hangisini kastettiği anlaşılmamaktadır. Oysa farklı hukuki aşamalara ilişkin zamanaşımlarını birbirinden ayırt edilmesi gerekmektedir.”

Bu eleştirilere karşılık, söz konusu yazarlar, tarh ve tebliğin aynı süre içinde tamamlanması yaygın uygulamasına bağlı olarak tarh zamanaşımı deyiminin diğerlerine göre nispi bir uygunluğunun olduğunu söylemektedirler. Bu çalışmamızda gerek bir çok yazar tarafından kabul görmesi, gerekse Vergi Usul Kanunu’nun bir çok yerinde olduğu gibi zamanaşımı sürelerinin işlendiği 114 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasında Damga Vergisinde zamanaşımından söz edilirken “tarh zamanaşımı süresi dolduktan sonra ….” denilmek suretiyle tarh zamanaşımı deyimi kullanılması nedeniyle zamanaşımı, “tarh zamanaşımı” olarak ele alınmıştır.

One Reply to “Tarh Zamanaşımı”

Avukata Sor

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.