Vergi Davası Tahsil Zamanaşımı

Okumakta olduğunuz yazı ile ilgili bir davanız varsa, bu konuda uzman bir avukatın profesyonel yardımından faydalanmanızı şiddetle tavsiye ederiz. Bizimle iletişime geçmek veya avukatımız bilgi almak için onur@cbthukuk.net adresine mail atabilir veya 0532 663 86 93 numaralı telefonumuzdan bize ulaşabilirsiniz.

Vergi hukukumuzda iki çeşit zamanaşımı vardır. Bunlardan biri Vergi Usul Kanunu’nda yer alan ve daha önce izah edilen tarh zamanaşımıdır. Diğeri ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun (AATUHK)’da yer alan tahsil zamanaşımıdır.

6183 sayılı Kanunun 102 inci maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresi, kamu alacağının tahakkukundan, yani, tahsil edilebilir hale gelmesinden sonraki aşama ile ilgilidir. Tarh zamanaşımında, kamu alacağının hukuk düzeninde doğması engellendiği halde, tahsil zamanaşımına uğrayan kamu alacağı, yalnızca, tahsil edilebilirliğini yitirmektedir. Yani, borç vardır; ancak, tabi borç niteliğindedir. Bunun sonucu olarak, borcun rızaen ödenmesi halinde, ödeme geçerlidir. Zamanaşımı süresinin dolmuş olması, yalnızca, bu tür borç için, alacaklı tahsil dairesince ödeme emri düzenlemesini ve diğer cebri tahsil yöntemlerinin uygulanmasını engellemektedir.

Zamanaşımı Süresi

6183 sayılı Kanunun 102 inci maddesinde, tahsil zamanaşımı süresi, para cezaları ile ilgili özel kanunlarla öngörülenler saklı tutularak, beş yıl olarak belirlenmiştir. Bu süre içerisinde tahsil edilmeyen kamu alacakları, zamanaşımına uğrar. Zamanaşımı süresi, kamu alacağının vadesinin rastladığı takvim yılını izleyen takvim yılı başından başlar, beşinci yılın sonunda; yani, o takvim yılının 31 Aralık gününün çalışma saatinin bitiminde sona ermektedir.

Başlangıcı

6183 sayılı Kanun tahsil zamanaşımının başlangıcını, alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını izleyen takvim yılı olarak belirlemiştir. Verginin vadesi, o verginin ödeme süresinin son gününü ifade etmektedir. Vergilerin ödeme süreleri tek tek vergi yasalarında belirlenmiş ve özel durumlar için de ayrı süreler saptanmıştır. Tahsil zamanaşımının işlemeye başlaması bakımından vade tarihinin değil, vadeyi izleyen takvim yılı esas alınmıştır. Bunun nedeni; bütün yükümlülerin tabi oldukları zamanaşımını ayrı ayrı incelemekten idareyi kurtarmak ve idarenin daha kolay çalışmasını sağlayabilmektir.

Sonuçları

Tahsil zamanaşımı süresi dolduktan sonra alacaklı kamu idaresinin vergiyi tahsil edebilme yetkisi ortadan kalkmaktadır. Ancak, 102 inci madde de geçtiği üzere zamanaşımı süresinin dolmasından sonra yükümlünün rızası ile yapacağı ödemeler kabul edilmektedir.

Tahsil Zamanaşımının Durması

Zamanaşımının durması (işlememesi), daha önce işlemiş olan süreyi yok etmemekte; sadece ilerlemesini durdurmaktadır. Zamanaşımının işlemesini durduran sebep ortadan kalktığında, zamanaşımı kaldığı yerden işlemeye devam etmektedir. Tahsil zamanaşımı süresini durduran sebepler 6183 sayılı Kanunun 104 üncü maddesinde üç grup halinde belirtilmektedir. Bunlar;

1- Kamu borçlusunun yabancı bir ülkede bulunması;

2- Hileli iflas etmesi;

3- Terekenin tasfiyesi dolayısıyla hakkında takibat yapılmasına imkan bulunmamasıdır

Duran zamanaşımı süresi, durması sonucunu meydana getiren sebebin kalktığı günün bitmesinden itibaren yeniden işlemeye başlar ve kaldığı yerden işlemeye devam eder. Duran zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başlamasına, süreyi durduran sebeplerin kalktığı tarih değil; bu tarihin bitmesi esas alınmıştır. Bu nedenle; zamanaşımı süresi, sebebin kalktığı günü izleyen günden işlemeye başlamaktadır.

Ayrıca, Vergi Usul Kanunu’nun 15 inci maddesinin ilk fıkrasında, 13 üncü maddede yazılı mücbir sebeplerden herhangi birinin bulunması halinde, bu sebep ortadan kalkıncaya kadar, sürelerin işlemeyeceği ve tarh zamanaşımının işlemeyen süreler kadar uzayacağı hükmü yer almaktadır. Böyle bir düzenleme, 6183 sayılı Kanunun 103 ve 104 üncü maddelerinde tahsil zamanaşımı ile ilgili olarak yer almamıştır. Bununla birlikte, 6163 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde, aksine hüküm olmadıkça, bu Kanunda yazılı müddetlerin hesaplanmasında Vergi Usul Kanunu hükümlerinin uygulanacağı yolunda yer alan düzenleme nedeniyle, Vergi Usul Kanunu’nun 15 inci maddesinin tahsil zamanaşımı süresiyle ilgili olarak da uygulanacağı görüşü savunulmaktadır.

Tahsil Zamanaşımının Kesilmesi

Tahsil zamanaşımının kesilmesi, kesilme anına kadar işlemiş bulunan sürelerin bütün sonuçlarını ortadan kaldırmaktadır. Kesilmenin rastladığı takvim yılını izleyen takvim yılı başından başlayarak, beş yıllık zamanaşımı yeniden işlemeye başlar.

Tahsil zamanaşımının kesilme nedenleri 6183 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinde sayılmaktadır. Bu hükme göre, tahsil zamanaşımının kesilme nedenleri şunlardır;

1. Ödeme,

2. Haciz tatbiki,

3. Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat,

4. Ödeme emri tebliği,

5. Mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi,

6. Yukarıdaki 5 sırada gösterilen muamelelerden herhangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması,

7. İhtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi,

8. Amme alacağının teminata bağlanması,

9. Kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi,

10. İki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi.

11. Amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması.

6183 sayılı Kanun kamu alacağının tecilini zamanaşımını kesen nedenler arasında saymamıştır. Ancak, kamu alacağının tecili için 48/1 inci madde gereğince teminat verilmesi gerekli olduğundan ve bu durumda teminat nedeniyle zamanaşımı kesileceğinden, tecil işlemi de zamanaşımını dolaylı olarak kesmektedir.

Bir vergi alacağının iflas masasına kaydettirilerek talep edilmesi ile birlikte zamanaşımı kesilmektedir. Bu durum 6183 sayılı Kanunu 103 üncü maddesi kapsamı dışındadır. Başka bir deyişle, masaya kaydı yapılan vergi alacağında tahsil zamanaşımını kesen neden özel hukuk kuralı özelliğini taşımaktadır.

Zamanaşımı süresi kesilmesinin rastladığı takvim yılını izleyen takvim yılı başından itibaren yeniden işlemeye başlamaktadır. Ancak, zamanaşımının bir bozma kararı ile kesilmesi halinde, sürenin başlangıcı yeni vade gününün rastladığı yılı izleyen takvim yılının ilk günü olmaktadır. Kamu alacağının teminata bağlanması veya yürütmenin yargı organlarınca durdurulması hallerinde zamanaşımı süresi teminatın kalktığı, yürütmenin durma süresinin sona erdiği tarihin rastladığı takvim yılını izleyen takvim yılının ilk günü işlemeye başlamaktadır.

Tahsil zamanaşımı süresi dolduktan sonra alacaklı kamu idaresinin söz konusu kamu alacağını tahsil etme yetkisi ortadan kalkmaktadır. Ancak, yükümlünün rızası ile yapacağı ödemeler kabul edilmektedir. Borçlu böyle bir ödemeden sonra, zamanaşımını ileri sürerek ödediğinin iadesini isteyememektedir. Çünkü, zamanaşımı borcun kendisini değil, kamu idaresince takip edilebilme imkanını ortadan kaldırmaktadır.

One Reply to “Vergi Davası Tahsil Zamanaşımı”

Avukata Sor

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.